|
| |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |

Bu ayın kuşkusuz en eğlenceli sergisi Akaretler No:10'da görülebilen,
Rafineri reklam ajansının tasarımlarının yer aldığı "Tasarım Alaturka".
Emrah görselinden yapılmış "Acılarnı Stencil"ı, el oyasından Orhan
Gencebay portresi, çifte huzur yaşamak için bir yüzü yoga mat, diğer yüzü
seccade olan örtü, tahtasız ortamlarda kulağınızı çekip vurabileceğiniz
"bela savar tahta", Türk filmlerinin klişe cümlelerinden oluşan biblolar
sergide yer alan tasarımlar arasında. "Tasarım Alaturka"yı 30 Mayıs'a kadar
ziyaret edebilirsiniz.
www.tasarimalaturka.comtd>
|
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
| |
|
 |
ROXETTE
KÜÇÜK ÇİFTLİK PARK, MAÇKA
25 MAYIS 2011
80'li yıllardan hatırınızda kaç şey kaldı diye sorsak bunlardan biri o dönemlerin en 'cool' gruplarından biri olan Roxette olur diye tahmin ediyoruz. "İt must have been love" parçasını söylerken kaç kişi aşk yaşayıp, kaç kişi aşk acısıyla kıvrandı bilmeyiz ama İsveç'te müzik hayatlarına başlayan Marie Fredrıksson ve Per Gessle , uzun yılar sonra size o günlerinizi hatırlatmak için İstanbul'a geliyor. Bugüne kadar 33 single ve 75 milyonluk albüm satışlarıyla efsane olmayı hak eden ikili 2011'de yepyeni bir albümle yeniden dünya sahnelerindeler. "The Look" "Joyride", "Listen To Your Heart" ve "Fading Like a Flower" size bir şey ifade ediyor ve güzel müziğin hastasıyım diyorsanız siz esaslı bir Roxette hayranısınız demektir. O zaman bu müthiş buluşmayı kaçırmayın… |
|
 |
DEEP PURPLE
KÜÇÜK ÇİFTLİK PARKI MAÇKA
18 MAYIS 2011
İstanbul bu sene de müzik tarihinin efsane isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Deep Purple bu dev isimlerden biri. Modern rock ve heavy metal soundlarının yaratıcısı olarak gelmiş geçmiş en büyükler arasında yerini alan grup, 1968 yılından bu yana soluklanmadan devam ediyor. Ritchie Blackmore, David Coverdale, Glenn Hughes, Joe Lynn Turner ve Joe Satriani gibi isimleri ağırlayan grup 40 yılı aşan geçmişlerine, 'Smoke One The Water', 'Child In Time', 'Perfect Strangers', 'Black Night', 'Highway Star' ve 'Sometimes I Feel Like...' gibi unutulmaz parçaları sığdırdı. Bir tarihe tanıklık etmek istiyor ve "heavy" bir gece geçirmek istiyorsanız, şimdiden biletlerinizi alın. Babalar beklemez bilginize… |
|
 |
İSTİLA / THE INVASION
MAC ART GALLERY
4 MAYIS-4 HAZİRAN 2011
'İstila' kelimesinin birçok farklı anlamına, algısına ve yaşama müdahale etme şekillerine Fırat Engin'in bakış açısıyla yaklaşıyor bu çalışma. Sergide kültürel alanda hayatın her alanına nüfuz eden gizli istilaya vurgu yapılmakta ve bu yolda kullanılan bazı silahlar, yöntemler ve sonuçları, yapıtlar üzerinden bir takım eğretilemelerle tartıştırmayı amaçlamaktadır. Bu tartışmalar bir deşifrasyonu içermekten çok gizli, istilaya dair seçilmiş ipuçlarıyla gerçekleştirilmektedir. Sergi Pazar Hariç hergün 10:00-19:00 arasında görülebilir. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
| |
|
 |
DAVID HELFGOTT
LÜTFİ KIRDAR ANADOLU AUDITORIUM
29.05.2011~29.05.2011
Türkiye çok önemli bir piyanisti karşılamaya hazırlanıyor. Bu etkinliği bu önceden haber veriyoruz çünkü bilet bulma şansınız oldukça zor olabilir. Dünyanın en önemli piyanistlerinden biri olarak adını tarihe yazdırmış David Helfgott'un hayatı hepinizin bildiği Oscar ödüllü 'Shine' filmine de konu olmuştu. Şizofreni hastası olarak 12 yıl akıl hastanesinde yatan ve sonrasında dehasını müzikle ortaya koyan sanatçı, "hayatı boyunca iç klasik müzik dinlememiş insanlara bile piyanoyu sevdirebilecek yeteneğe sahip. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Beyaz İnşaat'ın katkılarıyla 29 Mayıs 2011 Günü İstanbul ile başlayacak olan turne kapsamında Adana, Ankara, Antalya, İstanbul ve İzmir'de 7 ayrı konser vermesi planlanıyor. Helfgott'u piyano başında izleme şansını kaçırmamanızı tavsiye ederiz… |
|
 |
YÜZÜKOYUN
GALERİST
21 NİSAN 2011 - 21 MAYIS 2011
Merve Morkoç Galerist'teki ilk sergisiyle rüyalarınıza girecek. Kendisini daha önceki başarılı işlerinden hatırlayanlar olacaktır ama bu sergi sanatçının kendi rüyalarını ve kabuslarını yine kendine has tarzıyla yorumladığı çalışmalardan oluşuyor. Ayrıca Morkoç izleyenleri de kendi rüyalarının içine sürüklemek istiyor:
Birbirinin devamı olan resilerimleriyle 20 dakikalık REM (Rapid Eye Movement) teknolojisiyle bir deneyim yaşatıyor izleyelerine. Dinamik ve farklı bir tarzın avcılığını yapmak sizi heyecanlandırıyorsa bu sergiyi görmeniz gerekiyor. Pazartesi-cuma 10.00-18.00, cumartesi 12.00-18.00 arasında açık. Pazarları kapalı. |
|
 |
FESTEN / KUTLAMA
DOTKOLEKSİYON
08 MAYIS 2011, PAZAR 21.00 14 MAYIS 2011,
CUMARTESİ 21.00 15 MAYIS 2011, PAZAR 21.00, 21 MAYIS 2011, CUMARTESİ 21.00
Yeni nesil tiyatro gösterileriyle bizi bağlayan DOTKoleksiyon, Murat Daltaban yönetimindeki 'Festen'i (Kutlama) sahneye taşıdı. Sahneye taşıdı diyoruz çünkü bu oyun Thomas Vinterberg'in yönettiği 'Festen' adlı filmin tiyatro uyarlaması. Oyun, bir ailenin , babanın 60. Doğum günü kutlaması için bir araya gelmesini ve aile arası sırların kutlama sırasında ortaya çıkışını konu alıyor. Dotkoleksiyonda bütün Koleksiyon kampüsü tiyatro sahnesi olarak kurgulanmış. Özel dekorasyonuyla da dikkat çekici olduğunu söylemek lazım. Ezbar bozan tarzıyla bu oyun tiyatroseverlerin ilgisini çekecek türden. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |
SÖYLEŞİ: MÜGE SERÇEK
Hayatının kontrolünü ne zaman eline aldın ve ilk yaptığın şey ne oldu?
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler okurken modaya olan tutkum, kendimi
yansıtabileceğim bir alana yöneltti beni. Böylece okuldan ayrılıp LaSalle
International Academy'de moda tasarımı eğitimi almaya başladım. İşte tam
bu noktada hayatımın kontrolü elime geçti diyebilirim.
Peki ya sonra...
Kendimi daha da geliştirmek için Central Saint Martins College'da styling ve
drapaj kurslarına katıldım. Eğitimim bittikten sonra
InStyle Dergisi'nde ve ardından bir sene kadar da Tnj Bbcn Tasarım
Atölyesi'nde asistanlık yaptım. Oradan ayrıldıktan sonra da bir denim
firmasında tasarımcı olarak görev yaptım. Zevk ve hedeflerimin ardından
gitmekten asla vazgeçmedim.
Kendi markanı yaratma sürecin nasıl gelişti?
Giyinmekten ve yeni şeyler denemekten çok mutlu olan biriyim. Moda
editörlüğü asistanlığı yaparken de başkalarını giydirmenin zevkini tattım.
Eğitimimi tamamladıktan sonra zaten hep aklımda olan kendi markamı
yaratma fikri biraz daha büyüdü. Bu süreçte en büyük desteğim ailemdi.
Benim ve onların inancı birleşince hayalim gerçeğe dönüştü.
Devamını okumak için tıklayın. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |

Modern sanat dendiğinde her zaman en iyisini sunan New
York'taki MAD Sanat ve Tasarım Müzesi, her sergisinde
alışılmışın dışında eserleri ve sanatçıları ağırlıyor. 2011 yılına
da modern sanata damgasını vuran etkileyici projelerle hızlı
bir başlangıç yapan MAD Museum, bizlere bu bahar iğne
işlerinden mücevherlere ve Afrika'nın capcanlı renklerine
uzanan bir seçki sunuyor.
YAZI: ZEYNEP MERVE KAYA
A Bit of Clay on the Skin: New Ceramic Jewelry
MAD'in başlıca görevlerinden biri; sanat bazındaki mücevherleri
takipçileriyle buluşturmak. Seramikleri yemek masalarından kaldırıp
insan tenine değdiren sergi "A Bit of Clay on the Skin: New Ceramic
Jewelry", bu materyalin çok yönlülüğünü ve albenisini ortaya çıkarmayı
amaçlıyor. Seramik mücevherat, bu mütevazı doğal malzemeyi
giyilebilir bir forma sokuyor. Fondation d'Entreprise Bernardaud
Vakfı ve Alman mücevher sanatçısı Monika Brugger tarafından
ortaya çıkarılan sergide, seramiğin tek başına değil, metal, ahşap ve
çeşitli taşlarla birlikte, çok farklı renk ve tekniklerde kullanımına da
dikkat çekiyor. Genelde lüksle bağdaştırılan seramik, kaliteli yemek
takımlarını ve teknik ekipmanları aşarak mücevherde kullanılıyor. Bu
şekilde de görsel ve fiziksel bir sansasyon yaratarak bir arzu nesnesi
olmayı başarıyor. Günümüzün çağdaş mücevher sanatçılarının da
çoğunlukla kullandığı seramik, yüzden fazla parçanın sergileneceği
projede 18 ünlü tasarımcıyı bir araya getiriyor. 4 Eylül 2011'e kadar
sürecek olan bu sergide Peter Hoogeboom, Evert Nijland, Ted Noten,
Gésine Hackenberg, Marie Pendariès ve Shu-Lin Wu gibi sanatçıların
işlerini görebilirsiniz.
Devamını okumak için tıklayın. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |
Stil önerim
Colur Block
Bu yaz hiç olmadığı kadar renklerle haşır neşiriz. Renkli çizgiler,
renkli meyve desenleri ve rengarenk baskı desenler... Renklerin
kombinasyonunda en öne çıkan stil ise Color Block. Pembe etek ve
turuncu bir bluzu siyah ayakkabılarınız ile tamamlayabilirsiniz. Cesur
bayanların stillerini konuşturabileceği bir yaz bizleri bekliyor.
www.seraplamoda.com
|
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |

YAZI: BİGE GÜRSOY
Her şeyden önce çevreyle mimarinin oluşturduğu bütünlüğe, aynı
zamanda da sürdürülebilirliğe önem veren bakış açınız, hayal
gücünüzü kısıtlıyor mu?
Hayır, hiçbir şekilde sınırlamıyor. Aksine doğa ve mimari arasındaki ilişki,
mimari için her zaman en ilham verici ve etkileyici konulardan biri olmuştur.
Tasarıma başlamadan önce binanın karakterini nasıl belirliyorsunuz?
Öncelikle projenin arka planındaki itici kuvvetleri bulmaya çalışıyoruz ve bu
güçleri nasıl tatmin edeceğimize bakıyoruz. Tabii bu arada tasarımımızın
kullanıcılar ve toplum açısından en iyi ürün olması fikriyle hareket ediyoruz.
Bu kriterler doğrultusunda hangi mimari stratejilerin daha uygun olacağına
dair fikir ediniyor, sonra da bu stratejileri soyut ve aynı zamanda inşaatın
tüm zorluklarını aşabilecek kadar esnek proje diline uyarlıyoruz.
Devamını okumak için tıklayın. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |

YAZI: ZEYNEP MERVE KAYA
Resim yapmaya ne zaman ve nasıl başladınız?
Okuma yazma öğrendiğim zamandan beri resim yapıyorum. İlkokuldayken
arkadaşlarım harçlıklarıyla oyuncak ya da kıyafet alırken ben boya
kalemleri, resim defterleri alıyordum. Resim yapmak benim için bir tutkuydu,
hala da öyle. Lisede diğer derslere ağırlık vermem gerektiğinden resme bir
süre ara verdim. Sonrasında çeşitli atölyelerde hocalardan dersler aldım.
Bu da yeterli gelmeyince Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğrenim görebilmek
için çalışmaya başladım. 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'ne birincilikle girdim, 2009 yılında da
bölüm birincisi olarak mezun oldum. Halen aynı fakültede yüksek lisans
eğitimi almaya devam ediyorum.
Ahşap üzerine resim yapmanın tekniğinden bahseder misiniz?
Öncelikle bir sahne kurguluyorum. Kuşkusuz bu kurguya ulaşabilmek için
figür, desen, mekan ve zaman araştırmaları yapıyorum. Ardından bunları
fotograflıyor ve seçtiklerimin dijital çıktısını alıp büyük boy ahşap panoya
transferini gerçekleştiriyorum. Sonrasında resme dönüştürme süreci
Devamını okumak için tıklayın. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
|
|  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |

1956 Ankara Polatlı doğumlu sanatçı B.A. İstanbul Güzel Sanatlar
Akademisi resim bölümü mezunu. 2006 yılında doktorasını Mimar Sinan
Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi'nde yapan sanatçı, yurtiçinde
ve yurtdışında birçok kişisel ve karma sergiye katıldı. Eviner sanatını
,"Oluşturduğum formların içi boş. Bu iletim için bir araç. İçimizdeki binlerce
damar ve yeryüzündeki binlerce iletişim ağı gibi. Desen çiziyorum ve o
kadar uzun zamandır çiziyorum ki, gövdemin uzantısı ve bütün yapıtlarımın
ana rahmi. Keşke arzuları bu kadar basitleştirebilsek. İhtiyacımız olan bir
kurşun kalem ve bir parça kağıt." sözleriyle ifade ediyor…
www.incieviner.net
İnci Eniver 01
İnci Eniver 02
İnci Eniver 03
İnci Eniver 04
İnci Eniver 05
İnci Eniver 06
İnci Eniver 07
İnci Eniver 08
İnci Eniver 09
İnci Eniver 10
İnci Eniver 11
İnci Eniver 12
İnci Eniver 13
|
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |
KARAYİP KORSANLARI: GİZEMLİ DENİZLERDE
Şimdiden 2000'li yıllar sinemasının efsane serilerinden birine dönüşen "Karayip Korsanları"nın yeni filminde yönetmenlik koltuğu Rob Marshall'a emanet. Başrolde kaotik ama karizmatik korsan Jack Sparrow rolünde yeniden Johnny Depp'i izliyoruz. Bu sefer yanında Penelope Cruz ve Ian McShane gibi iki güçlü oyuncu da var. Gizemli Angelica ile yolları kesişen Jack Sparrow, kadının kendisine âşık olmadığını ve efsanelere gebe Gençlik Pınarı'nı bulmak için kendisini kullanmaya çalıştığını ilk görüşte fark eder. Tabii maceraya da karşı koyamaz. Angelica onu efsane korsan Kara Sakal'ın gemisine bindirdiğinde işler iyice karmaşıklaşır.
|
|
 |
KÜÇÜK GÜNAHLAR
Rıza Kıraç'ın yönettiği "Küçük Günahlar"ın en önemli özelliği, usta aktör Macit Koper'i yıllar sonra yeniden sinemayla buluşturması. Yanına Esra Ruşan ve Berke Üzrek gibi genç iki yeteneğin gücünü alan Rıza Kıraç, üçlü bir aşk hikayesi ekseninde vicdani hesaplaşmaların ve bireysel çıkmazların izini sürüyor. 12 Eylül darbesi ve sonrasında yaşanan siyasi ve kültürel çatışmaların ülkenin batısında yaşayan bireyler üzerindeki yaralar, yönetmenin kamerasını odakladığı unsurların başında geliyor. "Küçük Günahlar"da düze çıkamayan bir ülkenin içine düştüğü buhranın sokaktaki insanlar üzerindeki etkilerini izliyoruz.
|
|
 |
ŞEYTANI GÖRDÜM
Güney Koreli yönetmen Ji Woon Kim'in yönettiği ve "Bittersweet Life"tan tanıdığımız Lee Byung-Hun ile "Oldboy"un yıldızı Choi Min-Sik'in başrollerinde oynadığı "Şeytanı Gördüm" tüyler ürpertici bir gerilim filmi. Kyung Chul zevk için insanları öldüren tehlikeli bir psikopat. Emekli bir polis şefinin kızı olan Joo Yeon'u öldürmeyi kafasına koyduktan sonra kendine en tehlikeli rakibi yarattığını fark edemez. Joo Yeon'un ölümü, gizli ajan olan nişanlısı Dae Hoon'u çok sarsar. Genç adam katili bulup cezalandırmak için casusluk bilgilerini ve intikam hırsını sonuna kadar kullanmaya hazırdır.
|
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
 |  |  |
 |
 |
 |
PANASONIC
Duş keyfiyle epilasyon bir arada! Akşam sevgilinizle buluşacaksınız. Tepeden tırnağa bakımlı ve güzel olmak için sadece iki saatiniz var! Hemen telaşa kapılmayın. Islak (köpüklü) epilasyona da imkan tanıyan Panasonic epilatörünüzün diskleri üzerine duş jelini dökün ve duşun altında epilasyon yaparak zaman kazanın! |
|
 |
DILEDIĞINIZ KADAR KOŞUN!
105 yıllık deneyimi ile koşu, New Balance'ın kalbi olarak değerlendiriliyor.70'li yılların sonlarında her koşucunun ihtiyacını karşılamak amacıyla farklı siluetlerin ve tarzların kapılarını açan marka, yeni sezonda koşudan ilham alan klasik spor ayakkabıları eş zamanlı olarak geçmişe uzanan ve geleceği işaret eden bir koleksiyon ile karşımıza çıkıyor. Koşu, yürüyüş ve fitness gibi performans sporları için ürettiği yaratıcı modelleri ve günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan klasikleri ile tanınan New Balance, yüksek performanslı, rahat ve dayanıklı ayakkabı arayanların ilk tercihi olmaya devam ediyor. Hem siluet hem de renk bakımından bu zamansız klasikler ile kaliteden asla ödün vermiyor. Bu klasikleri bahar ve yaz aylarında New Balance mağazalarında bulabilirsiniz. |
|
 |
DUYULARINIZI BAŞTAN ÇIKARACAK BİR KOKU; PEACH BLOSSOM!
2011 baharında, Tommy Hilfiger yepyeni bir bayan parfümünü paylaşıyor; Hilfiger Woman Peach Blossom. Zengin kokulu şık çiçeklerin karışımından oluşan koku, romantizmi eğlenceli entrika oyunlarıyla birleşiminin bir ifadesini temsil ediyor. Douglas Parfümerilerle ortak çalışma sonucunda sadece Douglas müşterilerine özel ortaya çıkan parfüm, Reiner Unkel, Douglas Parfümeri Parfüm Bölüm Direktörü "Tommy Hilfiger dünyadaki en ünlü ve en dikkat çekici markalardan biri. Peach Blossom, masumiyetinin ve tatlılığının yanında baştan çıkaran bir esintiyi de beraberinde taşıyor. Onu tam çözdüğünüzü düşündüğünüz anda içeriğindeki alt notaları size bir süpriz yapıyor ve koku sizi yeni baştan kendine aşık ediyor. Çiçek kokuları orta notalarda mor zambak ve yeni açmış mimozaların arasına serpiştirilmiş vanilya çubukları ile baskın bir hal alırken, alt notalarda ise sıcaklığı ile bedeninizi saran ve ruhunuzu dinlendiren melodisi ile sizi rahatlatan misk otu, hint baklası ve egzotik hindistancevizi yer alıyor. |
|
|  |
 |  |  |
|
|  |
|
 |